25 Mar KADINLARIN YERİ MUTFAKSA KADIN ŞEFLERİN YERİ NERESİ?
Kadınlık ve erkeklik üzerinden üretilen toplumsal önyargı setinde duyguların kırılganlığı başı çekiyor. Tarihsel olarak “kadınların yeri” olarak kodlanan mutfak ise ev mutfağı ve profesyonel mutfak ayrımına gelindiğinde söylem değiştiriyor. Dünyanın en popüler şef dizisi The Bear, sert erkek şef ve duygusal kadın şef stereotipleriyle adeta oyun oynuyor. Dizinin güçlü kadın sous chef’i Sydney, mutfakta korku kültürünün içinden gelen şef Carmy’ye şöyle diyor: “Ben böyle biri olduğum için Van Halen’deyim, Van Halen’de olduğum için böyle biri değilim.” Bunun üzerine biraz düşünebilir miyiz?
16 ÜLKENİN KARNESİ YÜZDE 6
WEF’in 2025 raporuna göre tam cinsiyet eşitliğine ulaşmak için en az 123 yıla daha ihtiyacımız var. Mutfaklara gelince bu süre için bir öngörüde bulunmak hiç kolay değil. Ekosistem içinde kadınların daha fazla görünür olduğuna şüphe yok ancak en son bundan 3 yıl önce yapılan kapsamlı bir araştırma, 16 ülkedeki 2 bin 286 Michelin yıldızlı restoranın sadece %6’sının kadın liderliğinde olduğunu gösteriyor. Yine World’s Best 100 Restaurants seçkisindeki kadın head chef oranının %6,5’i ancak geçebildiğini ortaya koyuyor.
Wordchefs.org verilerine göre F&B ve hizmet sektörlerinin yarısı kadınlardan oluşuyor ancak konu liderlik rollerine geldiğinde aynı şey söz konusu değil. Kadınlar, restoranlardaki yönetim pozisyonlarının yalnızca %33’ünü oluşturuyor ve şefler ile baş aşçıların yalnızca %19’u kadın. ABD’de, 2025 yılında şefler ve baş aşçılar düzeyinde yıllık ortalama maaş erkeklerde 45 bin dolarken kadınlarda 35 bin dolar olarak görülüyor. Tüm bu rakamları önümüze alıp 2024 yılında Michelin Guide International Director Gwendal Poullennec’in Michelin ödül töreninde salona sorduğu o soruyu tekrar soralım: “Kadınlar nerede?”