27 Oca 2025’TEN 2026’YA UZANAN HAZ EKONOMİSİ VE ERİŞİLEBİLİR TATMİNLER
Ekonomik belirsizliklerin ortasında bir tüketim ortamı şekillendi 2025’te. Adı ister “lipstick effect” ister haz ekonomisi olsun, büyük yatırım kalemleri yerine küçük kişisel yatırımlar yapma isteği yeme-içme tercihlerinde de kendisini gösterdi.
Vazgeçemiyoruz: Eve sipariş
Geçtiğimiz yıl ortasında Ticaret Bakanlığı tarafından yayımlanan verilerde, hızlı ticarette yemek sektörünün yüzde 66 ile diğer sektörlere kıyasla açık ara üst sırada yer aldığı görülüyor. Buna uygun olarak yatırım havuzları da şekilleniyor. Türkiye’de bulut mutfak modellerinin ise 2027 yılına kadar 8 milyar dolar pazar hacmine ulaşması bekleniyor.
Tek olsun ama fonksiyonel olsun
“İçerik kalitesi” beklentisi artık “ekstra fayda” beklentisiyle birleşiyor. “Bu sağlıklı mı?” sorusunun yerini “Bunu yemek vücuduma tam olarak ne yapıyor?” sorusu alıyor. Mintel verilerine göre dünyada 130 milyon tüketici “tek bir üründe ruh hali, odaklanma, stres ve üretkenlik konusunda destek” arıyor. Bunun tercümesi ise şu: Gıda ve wellness daha fazla ürün kategorisinde karşılık bulacak.
Yeni premium: Kahve çekirdeği
Kahvenin “yeni premium” olarak kodlanmasında enteresan bir ikilem çıkıyor karşımıza. Nestlé, geçtiğimiz yıl yaptığı tahminlerde “evde erişilebilir kahve inovasyonlarının” karşılık bulacağını söylemişti. Bu yılki öngörüler ise “uygun fiyatlı bir lüks” işlevi göreceğini söylüyor. Yani kahve hem ev içinde hem de dışında lüks bir mola olarak hayatımızda.
Atıştırmalık segmenti de kendisine yeni kategoriler açarak büyüyor. Ipsos verileri de geçtiğimiz yılın ilk 6 ayında hızlı tüketim ürünlerinde en çok büyüyen gıda kategorisinin atıştırmalıklar olduğunu kanıtlıyor.