THE GOOD WILD NEYİ FARKLI YAPTI?

THE GOOD WILD NEYİ FARKLI YAPTI?

NEDİR?

Geleceğin proteini sandığımız kadar uzakta olmayabilir. Belki de mesele yeni protein kaynakları bulmak değil, elimizdekilerin potansiyelini ortaya çıkarmak.

The Good Wild tam da bu fikirden yola çıkıyor. Beslenme Uzmanı Dilara Koçak ve Gıda Mühendisi Hüseyin Şirin’in bir araya gelmesiyle kurulan marka; bakliyat ve tahılların protein potansiyelini filizlendirme ile açığa çıkarmaya ve onları yeni nesil bitkisel protein kaynaklarına dönüştürmeye odaklanıyor. Çünkü geleceğin protein meselesi yalnızca daha fazla protein üretmek değil; mevcut kaynakları dönüştürerek onlardan daha iyi faydalanabilmek.

NASIL?

The Good Wild bu noktada doğanın iki güçlü dönüşüm yöntemini kullanıyor. Baklagilleri önce filizlendiriyor, ardından geleneksel yöntemlerle fermente ediyor. Filizlendirme; fitik asit ve lektin gibi antinutrisyonel bileşenlerin azalmasına, sindirimin kolaylaşmasına ve proteinin vücut tarafından kullanılabilirliğinin desteklenmesine yardımcı oluyor. Fermentasyon ise sindirimi ve besin öğelerinden faydalanmayı desteklerken, gıdanın doğal yapısını koruyarak raf ömrünün uzamasına katkı sağlıyor. Kısacası, filizlendirme ve fermentasyon bakliyatların protein kilidini açıyor.

Dünyada bir ilk olan filizlendirilmiş ve fermente bakliyat serisiyle başlayan bu yaklaşım; unlardan krakerlere, salata mikslerinden günlük atıştırmalıklara uzanan farklı ürünlere taşınıyor.

SONUÇ?

The Good Wild ürünleri bugün CarrefourSA, FİLE, Migros, Macrocenter ve Eataly gibi önemli zincirlerin yanı sıra büyük e-ticaret platformlarında da tüketiciyle buluşuyor.

2026 yılında Mercipop ile ürün kategorisini genişleten marka, Starbucks iş birliğiyle daha geniş bir tüketici kitlesine ulaştı. Türkiye’de büyümeye devam ederken, 2026 yılı bitmeden Amerika ve Almanya pazarlarına açılmak için hazırlıklarını sürdürüyor.

Sıradaki hedef ise Anadolu’nun bakliyatlarını ve bitkisel protein gücünü Türkiye’den dünyaya taşımak.